Beşiktaş'ta yönetici olmanın kriterleri neler? Şafak Mahmutyazıcıoğlu, Umut Güner, Hüseyin Mican kimdir?

Erce Kaftan'ın Beşiktaş'la ilgili köşe yazısı...

Beşiktaş'ta yönetici olmanın kriterleri neler? Şafak Mahmutyazıcıoğlu, Umut Güner, Hüseyin Mican kimdir? 


Öncelikle derdimiz Beşiktaş Yönetim Kurulu'nu körü körüne eleştirmek değil elbette... 

Amacımız BJK markasını yüceltmek amacıyla; Beşiktaş Yönetim Kurulu Başkanı ve BJK yönetim kurulu üyelerinin yönetsel kalitesini, eğitim, bilgi, birikim ve tecrübe kazanımlarının Beşiktaş içerisinde doğru bir şekilde kullanılmasını sağlayan yolu göstermektir. 


Beşiktaş'ın Süleyman Seba döneminden sonraki 19 yılda yaşadığı en büyük sıkıntı; gerek yönetici, gerekse de profesyonel çalışanların doğru isimlerin doğru yerlerde konumlandırılmamasıdır. Dün sürpriz olarak yaşanan yönetici Umut Güner'in istifası tüm anlatmaya çalıştığımız sürecin en kısa yanıttır. 


Öncelikle BJK Yönetim Kurulu yapısından bahsetmek gerekirse... İstenen, beklenen, öngörülen istifaların olacağı ve bu istifaların Beşiktaş Kulübü'ne neler getirip neler götüreceğini tabii ki de hep birlikte yaşayıp göreceğiz. Görünen şu; Beşiktaş yönetimi sürdürebilirliğini kaybediyor. 


Aslında camianın beklediği ilk istifa; bu kadar şaibe iddiası karşında herhangi bir belgeyle yanıt verme yerine objektif delili ve rasyonelliği olmayan sözel cevaplarla savuşturmaya çalışan Beşiktaş kamuoyu ve gündemini tatmin etmeyen Şafak Mahmutyazıcıoğlu'ydu. 

Şafak Bey'in günah keçisi olarak yalnızlığa terk edildiği bu günlerde Umut Güner'in istifası herkes için sürpriz oldu. Umut Güner'den önce basında ve camiada başarısızlık, beceriksizlik ve yolsuzkluk iddialarıyla gündemde olan (ve ner nasılsa bu iddiaları uzun süredir gündemde olan) yönetici Hüseyin Mican'ın istifası gerekmekteydi. Mican'ın bu kadar beceriksiz, başarısız, yolsuzluk iddialarına rağmen kendini hala yönetim kurulunun bir parçası olarak görmesi BJK camiası ve spor kamuoyu nezdinde büyük şaşkınlık ve daha da acısı espri konusudur. 


Sorum çok net aslında; 

Beşiktaş'ın en önemli gelir kalemlerinden biri olan Kartal Yuvalarının sorumluluğu; hangi eğitimi, bilgisi ve becerisi ve yönetsel uzmanlığıyla Hüseyin Mican'a verilmiştir? 

Beşiktaş'ın paraya ihtiyacı olduğu bugünlerde Kartal yuvalarının geliri Beşiktaş Kulübü için can simidi konumundayken  ve potansiyel karlılığı tartışılmaz bir Kartal yuvaları varken Mican'ın bunu geliştirmek yerine Beşiktaş kamuoyunu kandırmaya yönelik şişirilmiş rakamlar vermesi incelenmesi gereken önemli bir konu. 


Avrupa'nın en önemli spor markalarından biri olan Beşiktaş; tanınabilirlik ve marka değerini Avrupa'nın elit kulüpleri arasına sokmak üzereyken; Galatasaray'ın UEFA Kupası'nı kazandığı 2000 yılındaki yanlışa düşerek marka değerini uluslararası alana taşımak yerine yerel kalmayı tercih etmiş veya yerel kalmaya zorunlu bırakılmıştır. Kısa sürede sportif başarı sayesinde artan ivmeyle yükselişe geçen Beşiktaş'ın marka değeri maalesef kötü yönetilerek kulübün mali sıkıntısına ulaşmasına ön ayak olmuştur.


Açık ve net; Umut Güner, Şafak Mahmutyazıcıoğlu ve Hüseyin Mican gibi şaibe iddiaları uzun süredir devam eden yöneticiler yüzünden önemli bir vizyona ulaşmış olan Beşiktaş markasının değeri hızla düşmektedir. Tabii ki;  Beşiktaş camiası Candaş Tolga Işık ve Ümit Güner gibi istifa edebilen yöneticilere olumlu bakmaktadır. 


Ama yetmez! Her ne kadar hatalı seçilmiş yönetim kurulu olsa da; mevcut Beşiktaş Yönetim Kurulu ve başkanının devamı için Beşiktaş şaibe ve yolsuzluk iddialarından hızla uzaklaşmalıdır. Ve Beşiktaş markası özellikle Süleyman Seba'nın kulübe kattığı Beşiktaş duruşuna olan saygıdan; yolsuzluk iddiaları kamuoyunda ayyuka çıkmış Şafak Mahmutyazıcığoğlu ve Hüseyin Mican derhal istifa etmelidir. 


Beşiktaş marka değerine zarar veren bu kişilerin Beşiktaş'tan uzaklaşması ve daha önce sponsorluk için sıraya giren ve bugünlerde görünmeyen uluslararası dev şirketlerle anlaşma yolu aranmalıdır. Beşiktaş markasına pozitif katkı veren Vodafone'un forma reklamı bütçesini yaklaşık yüzde 30 azaltması ve böylelikle sözleşme yenilenmesi çok düşünülmesi gereken bir gerçektir. 


Peki ne yapılmalı? 


Bakın kimse kimseyi kandırmasın... 

Beşiktaş; mevcut kriz ortamında gelirleri temlikli, giderlerinin arttığı ve bu olumsuz şartlarda yönetilmez bir şirkettir. Ziraat Bankası'ndan beklenen kredi her ne kadar kurtarıcı olarak görülse de; eğitimi, bilgisi, tecrübesi olmayan yöneticilerin elinde bu paralar çar çur edilirse bundan daha büyük bir krizle karşılaşma olasılığı çok yüksek... 


Sadece Ziraat Bankası'ndan gelecek paraya odaklı yönetimin görev  süresini bitirmesi imkansızdır. 

Mevcut Yönetim Kurulu Başkanı Fikret Orman'ın yapması gereken en önemli hamle; Beşiktaşlı önemli iş adamları, yönetim ve sistem konusunda uzman değerli bilim adamları, sponsorluk ve finans yönetiminde uzman kişilerle bir araya gelmektir. Geniş ve sonuç odaklı katılımlı bir yönetim yapısı oluşturulmalı ve bu camia tarafından kabul görülebilecek yapıyla Beşiktaş kriz ortamından çıkarılmalıdır. 


Bu konunun hukuksal olarak nasıl bir yapıda olabileceği konusunda geniş bilgi sahibi değilim ama en azından Beşiktaş danışma kurulu oluşturularak bu yapının bir an önce hayata geçirilmesi kulübün varlığı ve geleceği açısından önemlidir.  


Tüme varacak olursak, "Beşiktaş küçük olsun, benim olsun,yeter ki; kontrolü kaybetmeyeyim" düşüncesinden sıyrılıp "Beşiktaş büyümeli ve Dünya spor kamuoyunda marka değeri en yüksek Türk Kulübü olarak yoluna devam etmeli" demek daha doğrudur. 


Şu konuda eleştirilebilirim. Evet zaman zaman; Hüseyin Mican, Şafak Mahmutyaıcıoğlu, Umut Güner gibi benzeri yöneticilerin isimlerini devamlı örnek veriyorum. Ama şu bilinsin ki; bu ismini saydığım kişilerle hiçbir kişisel problemim yok. 

Ama benim kişisel sorunumun olmaması şaibe ve yolsuzluk iddialarının gündem olmaması anlamına gelmez. 

Beşiktaş camiasının bu malum yöneticilerinin istifa etmesini istememim sebebi Beşiktaş'ın etkin, becerikli, konusunda uzman, eğitimli ve şaibesiz insanlar tarafından yönetilmesi zorunluluğundandır.  

Benim dileğim; daha doğrusu camianın büyük çoğunluğunun isteği; Şafak Mahmutyazıcıoğlu ve Hüseyin Mican'ın kendilerini bir an önce aklanmalarıdır. 


Beşiktaş camiası; kendi içeresinde, kulübü mevcut durumundan çıkarabilecek geçmişi temiz ve aydınlık onlarca iş adamı, uzman, akademisyen bulur. Çok genel bir tartışma vardır; "sanat; sanat için midir, yoksa; sanat; halk için midir?"

Koskoca Beşiktaş'ı yönetenler; sadece Fikret Orman ve onun çevresindeki bir avuç insanın mutluluğu için mi görev yapıyorlar? Yoksa; Beşiktaş'a gönül verenlerin katkısıyla Beşiktaş markasının yeniden ayağa kalkması için midir Beşiktaş Başkanı ve yönetiminin vizyonu? 


Bakın şu gözden kaçırılmasın; Beşiktaş halktır. halkın takımı da Beşiktaş'tır. 116 yıllık koca çınar; yolsuzluk ididialarıyla yoluna devam eden  yönetim kurulunun oyuncağı olmamalıdır. 


Bu yazdıklarımdan lütfen şu yanlışı çıkarmayın; Evet görünürde çok demokratik BJK kongresi kısabir süre önce geride kalmıştır. Fikret Orman, karşısında rakip olmadan (Hürser Tekinoktay'ı tenzih ederim) toplam oyların yüzde 58.8'yle  bakanlığa yeniden seçilmiştir. Ama unutulmasın ki; bu seçim; 5268 kongre üyesinin toplu aidatının ödenmesiyle ilgili süren dava sonuçlanmadan yapılmış bir seçimdir. 


Sayın yönetim kurulu başkanı ve yönetim kurulu üyeleri... 

Yönetsel olarak Beşiktaş'ın finansal olarak krizde olduğu bu dönemde Ziraat Bankası'ndan gelecek kredi hariç başka bir gelir kalemi yaratamıyorsanız önce BJK markası için sonra da kendiniz için bir önce bırakın. Bazen bırakmak en iyi karardır. 


ERCE KAFTAN