Burak Yılmaz gerçeği

''Bu haftanın bombası Burak Yılmaz'ın Beşiktaş'a transferi... Geçtiğimiz günlerde kısaca Burak Yılmaz'dan bahsetmiştim....'' Sinan Vardar'ın Fotomaç Gazetesi'ndeki köşe yazısı

BURAK YILMAZ GERÇEĞİ 

Bu haftanın bombası Burak Yılmaz'ın Beşiktaş'a transferi... Geçtiğimiz günlerde kısaca Burak Yılmaz'dan bahsetmiştim. Ama bugün takke düştü, kel göründü. Burak 2006'da Antalyaspor'da genç bir yetenek olarak parıldıyordu. Yılmaz Vural hoca da Burak için çok güzel şeyler söylemişti. Ben de böyle bir yeteneğin haberini alınca birlikte Antalyaspor-Beşiktaş maçını seyretmeye gittik. Ben, Mehmet Ekşi ve Ulvi Güveneroğlu ayrı ayrı tribünlerden Burak'ı izledik.

Yönetici İlhan Durusoy ve benim önerimle Gordon Milne de Beşiktaş'ta o dönemde sportif direktör olarak göreve başladı. Ümraniye'de iki hafta kaldıktan sonra çok bilenler tarafından Milne, altyapıya benim yanıma gönderildi. O dönemde benim ricamla Milne de Burak'ı izleyenler arasındaydı. Çok olumlu bir raporla Burak Yılmaz'ın transferini gerçekleştirmiştik.

Doğrusu Burak Beşiktaş'a çok faydalı olamadı. Manisa ve F.Bahçe'de aynı rölanti futbolu devam etti. Fakat Burak, Trabzonspor'da Şenol Güneş'le zirveye çıktı. Demek ki futbolcu işin ehline düştüğü zaman gerçek değeri ortaya çıkıyor. İki sene önce Şenol Burak'ı takıma almak istedi ama Beşiktaş futbol sorumluları bu transferi gerçekleştirmedi. Bir futbol adamı olarak söylüyorum; geçtiğimiz iki sezon Burak Beşiktaş'ta olsaydı; muhtemelen Beşiktaş geçen sezonu şampiyon, bu yarının ilk devresini lider bitirdi. Nasip olmadı! Şimdi Şenol Güneş'in çok istediği Burak Yılmaz Beşiktaş'ta... Her insan gibi profesyonel futbolcular zaman zaman hata yapabiliyorlar. Burak'ın da Beşiktaş'ın rakiplerinde oynarken bazı hataları oldu.

Bakın; ben bu yönetime muhalefet yapıyorum. Bunun nedeni kulübün ekonomi durumunun facia olması. Ama maalesef ülkemizde futbolda her şey flu. Gerçekler siyah perdenin arkasında. Ama her şeye rağmen temennim; iki aydır futbol oynamayan, kafası karışık Burak, Şenol Güneş'le beraber devre arası kampını iyi geçirmeli. Tabii; müzmin bir sakatlığı da yoksa Burak Beşiktaş'a futboluyla faydalı olur.

Yalnız kulüpler böyle dar boğazdayken Trabzonspor 7 milyondan kurtuldu ve Beşiktaş 7 milyon euro borçlandı. Son dönemde Beşiktaş ile Trabzonspor arasındaki transferlerde artıda olan hep Trabzonspor! Olcay Şahan iki sezon önce 200 bin euro'ya Trabzonspor'a verildi. Mertcan Cam diye futbolcu kardeşimizin kendisinin bile haberi olmadan Trabzonspor'dan Beşiktaş'a kağıt üzerinde transferinde Beşiktaş'ın ödediği bonservis bedeli bile 850 bin euro. Peki ya, Mehmet Ekici için verilen çeklerin akıbeti ne oldu?

HATIRLATAYIM!..

Beşiktaş'ın elde ettiği üst üstte iki şampiyonluktan sonra hala sebebini çözemediğim kendi şirketlerinde başarılı olan dürüst, vizyon sahibi 3 yönetici; bir günde yok edildi. Onların yerine futbolun içinden gelmeyen, kendi içlerinde pek ne yaptıklarını bilmeyen arkadaşlar bu görevlere geldi. Ahmet Nur Çebi, Erdal Torunoğulları ve Mete Vardar... İki şampiyonluğun mimarı Şenol Güneş'i getirenler de bu ekipti. Kimler Fikret Orman'ın kafasına girdi? Kimler çarpık transfer düzeninin devam etmesini istedi? Neden, neden?..

Şimdi bu düzen böyle de, bir de ben size yönetimde bulunduğu dönemde yine transfer sihirbazların ve üç kağıtçı menajerlerin Beşiktaş'a getirdikleri bir transferden bahsedeyim. Adı Julio Alves... Menajer Mendes ve Türkiye'deki ortağı Ahmet Bulut senaryoyu hazırlıyorlar. Alves bir günlüğüne Atletico Madrid'e getiriliyor. 24 saat geçmeden 3.1 milyon euro bonservis, iki yıllık sözleşmeyle Beşiktaş'a toplam 6.2 milyon euro'ya mal oluyor. Hikaye daha bitmedi... Kısa sürede A takımla idmanlara çıkan Alves'in bomboş bir futbolcu olduğu ortaya çıkıyor ve çok bilenler tarafından altyapıya gönderiliyor.

Sonra bir haber! Meğerse böyle bir maliyetli bir futbolcuyu alt yapıya ben transfer etmişim. Halbuki ne böyle bir futbolcudan ne de transferden haberim var!. Tabii o zaman şahane U 21 takımız vardı. Alves orada bile kendine yer bulamadı. Sonra da Beşiktaş'a hiç ücret kazandırmadan uçtu gitti. O yıl 75 milyon dolar kredi alınacağını yönetime getirdiklerinde "Bu krediyle borçlarımızı ödeyelim" diye sorduğumda "Tabii Sinan Ağabey borçlar ödenecek" derken paralar Mendes ve ekibine ödendi ve Beşiktaş'ın batış hikayesi de böyle başladı.

Düşünebiliyor musunuz; 75 milyon dolara, bir o kadar da faiz ödenmiştir. "Paralar nerede?" soranlara yanıt vereyim; Bu bozuk düzen böyle başladı ve bugün de aynen devam ediyor. Bunu size bir kaçtır yazıyorum. Ama bu kredinin alınmasında en çok ısrarcı olanlar şimdilerde ortalarda yok. Beşiktaş için ne bir yorum yapıyorlar, ne de ortaya çıkıyorlar. Yazıklar olsun.

SİNAN VARDAR