En Az Üç Üst Düzey Transfer Şart

Murat Topçu yazdı:

BEŞİKTAŞ’A ARA TRANSFERDE EN AZ 3 ÜST DÜZEY TAKVİYE ŞART!

Murat Topçu | Köşe Yazısı

Sevgili Beşiktaşlılar,

Trabzonspor mağlubiyeti bize bir kez daha gösterdi ki Beşiktaş’ın sorunu yalnızca bir maç kaybetmek değil. Asıl mesele, sezon boyunca aynı tempoyu sürdürebilecek, Avrupa ve lig maratonunu birlikte kaldırabilecek genişlikte bir kadroya sahip olup olmadığımız.

Cevap açık: Beşiktaş’ın kadro derinliğine ihtiyacı var. Hem de öyle günü kurtaracak transferlerle değil, doğrudan ilk 11’e girebilecek, kaliteyi yukarı taşıyacak en az üç üst düzey takviyeyle!

ORKUN YOKSA PLAN NEREDE?

Orkun Kökçü’nün yokluğu, Beşiktaş’ın orta sahasında ne kadar önemli bir boşluk oluşabildiğini gösterdi. Peki, bir takımın bütün oyun aklı tek bir oyuncunun varlığına mı bağlı olmalı?

Orkun’un alternatifi şart. Ama yalnızca onun formasını giyebilecek bir futbolcu değil; oyunu yönlendirebilen, baskı altında doğru karar veren, hücumun yönünü değiştiren yaratıcı bir orta saha oyuncusu gerekiyor.

Beşiktaş’ın orta sahası topu kazanmakla yetinemez. Topu doğru kullanacak, kilit pas atacak, gerektiğinde sorumluluk alıp maçı çözecek bir oyuncuya da ihtiyaç var.

Bir dönem Sosa’nın yaptığı gibi oyunun aklını sahaya koyan, Talisca’nın yaptığı gibi skora doğrudan etki eden futbolcuların önemi burada ortaya çıkıyor.

Elbette geçmişin yıldızlarını bugünün kadrosuna birebir kopyalayamazsınız. Ancak Beşiktaş’ın transfer politikasında araması gereken profiller belli: Yaratıcılık, skor katkısı, liderlik ve istikrar.

SAĞ KANADA ÜST DÜZEY YERLİ ŞART!

Beşiktaş’ın bir diğer ihtiyacı sağ kanat. Üstelik burada yalnızca yabancı transferine odaklanmak da doğru değil. Kaliteli bir yerli oyuncu, hem kadro planlamasına hem de rotasyona önemli katkı sağlayabilir.

Uzun sezonlarda sakatlıklar, cezalar ve form düşüşleri kaçınılmaz. Avrupa maçının ardından ligde aynı oyunculardan yeniden yüksek tempo beklemek kolay değil.

İşte bu yüzden kadro genişliği lüks değil, zorunluluktur.

Ara transfer döneminde sağ kanada doğrudan katkı verecek, bire birde etkili, skor üretebilen ve ilk 11 rekabetini yükseltecek üst düzey bir yerli oyuncu Beşiktaş’ın öncelikleri arasında olmalı.

RASHICA KONUSU NETLEŞMELİ

Milot Rashica’nın geleceği de ara transfer planlamasının önemli başlıklarından biri.

Beşiktaş yönetimi bu konuda duygularla değil, futbol aklıyla hareket etmeli. Oyuncunun performansı, teknik heyetin planları ve kulübün ekonomik çıkarları birlikte değerlendirilerek net bir karar verilmeli.

Eğer Rashica ile yolların ayrılması gündemdeyse, yerine kimin alınacağı önceden belirlenmeli. Bir oyuncuyu göndermek kolaydır; onun eksikliğini daha kaliteli bir futbolcuyla doldurmak ise asıl iştir.

Beşiktaş’ın transfer döneminde yapması gereken, yalnızca kadrodan isim eksiltmek değil, takımın seviyesini yükseltmektir.

ITALIANO HOCA, ROTASYON ARTIK ŞART!

Vincenzo Italiano’nun da önünde önemli bir sınav var.

Avrupa ve lig maçlarını aynı oyuncularla götürmeye çalışmak, sezon ilerledikçe fiziksel ve mental yorgunluğu beraberinde getirir. Futbolcular makine değil. Her üç günde bir aynı yüksek performansı beklemek gerçekçi değil.

Rotasyon demek, takımın kalitesini düşürmek demek değildir. Doğru rotasyon, kadrodaki oyuncuların hazır kalmasını sağlar ve rekabeti artırır.

Ancak bunun için yedek kulübesinde oyunun seviyesini koruyabilecek isimler bulunmalı. Beşiktaş’ın sorunu tam da burada başlıyor: Bazı oyuncuların alternatifi var gibi görünse de aynı kaliteyi sahaya yansıtmak her zaman mümkün olmuyor.

Italiano, elindeki kadroyu daha verimli kullanmalı. Yönetim de hocanın eline daha güçlü seçenekler vermeli. Birbirini tamamlayan bu iki adım atılmadan istikrar beklemek zor.

KAYBEDİLEN PUANLARIN HESABI

Beşiktaş taraftarı, Alanyaspor ve Amedspor maçlarında yaşanan tartışmalı kararları da unutmuş değil.

Bu karşılaşmalardaki kararların Beşiktaş’ın puanlarına etkisi konusunda ciddi soru işaretleri ve tepkiler var. Taraftarın beklentisi açık: Hakem kararları bütün takımlar için aynı standartlarla değerlendirilmeli, tartışmalı pozisyonlar şeffaf biçimde açıklanmalı.

Ancak Beşiktaş’ın kendi geleceğini yalnızca hakem kararları üzerinden şekillendirmesi de doğru olmaz. Yönetim, kulübün hakkını kararlı biçimde savunurken sahadaki eksiklerin giderilmesi için de somut adımlar atmalı.

Çünkü kaybedildiği düşünülen puanları geri getirmenin yolu, sonraki maçlarda daha güçlü bir takım ortaya koymaktan geçiyor.

BEŞİKTAŞ’IN ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK ENGEL KENDİ EKSİKLERİ OLMAMALI

Türk futbolunda siyasetin, kulüp ilişkilerinin ve hakem kararlarının tartışıldığı bir ortamda Beşiktaş’ın adalet talebi elbette önemlidir. Ancak somut kanıt olmadan herhangi bir yapının Beşiktaş’ı şampiyon yapmamaya karar verdiğini kesin bir hüküm gibi sunmak doğru olmaz.

Beşiktaş yönetiminin yapması gereken, hem saha dışındaki tartışmalarda kulübün haklarını savunmak hem de saha içinde şampiyonluk yarışını sürdürecek bir kadro kurmaktır.

Ara transfer dönemi bunun için önemli bir fırsat.

En az üç üst düzey takviye… Orkun’a alternatif yaratıcı bir orta saha… Sağ kanada kaliteli bir yerli oyuncu… Kadro planlamasında net kararlar… Ve daha cesur, daha dengeli bir rotasyon.

Bunlar yapılırsa Beşiktaş’ın sezonun kalan bölümünde daha güçlü bir görüntü vermesi mümkün olabilir.

Beşiktaş’ın ihtiyacı mazeret değil, plan. Sadece transfer değil, doğru transfer. Sadece mücadele değil, kalite.

Sevgili Beşiktaşlılar, büyük hedefleri olan bir takımın kadrosu da hedefleri kadar güçlü olmak zorunda.

Murat Topçu

EN ÇOK İZLENEN VİDEOLAR
youtube kanalımıza abone olun





Kişisel verileriniz Şirketimiz tarafından farklı kanallar veya ilgili mevzuat kapsamında kamu veri tabanları üzerinden ve farklı hukuki sebeplere dayanarak; sunduğumuz ürün ile hizmetleri sağlamak, geliştirmek ve ticari faaliyetlerimizi yürütmek amacıyla toplanmaktadır.

KABUL EDİYORUM ÇEREZ POLİTİKASI