Kulüpler nasıl battı?

Atilla Türker'in Ajansspor.com'daki köşe yazısı

KULÜPLER NASIL BATTI? 

Aziz Yıldırım değil mi, 621 milyon Euro borç bırakan.

***

Duygun Yarsuvat değil mi, eski yöneticileri işaret ederek “Galatasaray’ın malı deniz, yemeyen domuz, düşüncesiyle hareket etmişler” şeklinde konuşan.

Dikkatinizi çekerim, bu sözleri söyleyen kişi, ülkemizin çok önemli hukukçularından biri olan Prof. Dr. Duygun Yarsuvat.

Üstelik kulüp başkanı olarak bunları söyledi.

Peki, ne oldu?

Hiçbir şey olmadı.

Batı’ya açılan pencerede kol kırıldı, yen içinde kaldı.

****

DEMİRÖREN-ORMAN EL ELE!

Önce Yıldırım Demirören, sonra da Fikret Orman değil mi, Beşiktaş’taki borcun 2,5 milyar liraya çıkmasına sebep olan iki başkan.

Ve hatta yine Fikret Orman değil mi, “Yıldırım Demirören dönemiyle ilgili bağımsız denetim şirketinin raporunu açıklarsak eğer, hem Yıldırım Demirören, hem de kulübümüz çok büyük sıkıntıya girer” şeklinde olayı değerlendiren.

Peki, ne oldu? Her iki isim halen ülke futbolunun kaderini belirliyor.

*****

TRABZON’DA UÇAN PARALAR!

Trabzonspor değil mi, parasal anlamda inanılmaz zorluklar yaşayan bir diğer kulübümüz.

Öyle ki, mevcut başkan Ahmet Ağaoğlu, kulübün adeta talan edildiğini sık sık dile getiriyor

Peki ne yapıyor, eski başkanlar?

Hani şu, içi geçmiş yabancı futbolculara ve cambaz menajerlere tonla para kaptıran eski başkanlar!

Gayet iyiler.

Ufak bir parantez açayım. Trabzonspor’da bir dönem menajerlere öyle paralar verildi, birilerine öyle paralar kaptırıldı ki, izah edilecek gibi değil.

***

Diğer kulüplerimiz farklı mı sanki!

Üç aşağı beş yukarı aynı.

******

TATLI KOLTUK...

Şu gerçeği kabul edelim.

Ülkemizdeki en tatlı koltuklardan biri, kulüp başkanlığı koltuğu.

Ve elbet kulüp yöneticiliği.

Harca harcayabildiğin kadar.

Hesap soran yok çünkü.

*******

CEKETİNİZİ ALIYORSUNUZ!

Kişisel olarak kaybetme riskiniz bulunmuyor.

En kötü ihtimalle ceketinizi alıp gidiyorsunuz.

Sadece kulübünüz ve ülke futbolu kaybediyor!

******

DUVARA ÇARPTIK

Düşünün... Futbol ekonomisi olarak Avrupa’da çok güzel bir yerde bulunmamıza karşın, ülke futbolu olarak duvara çarptık.

Sürekli kötüye gittik.

*****

SIFIR ÇEKTİK...

Gelsin paralar, gitsin paralar... Sonra? Koca bir hiç...

Son 10-15 yılda kaç yıldız futbolcu yetiştirdik?

Alt yapıya ne derece önem verdik?

Yok denecek kadar az.

*****

Mevzuya diğer açıdan bakalım.

Son 10-15 yılda kulüplerde kaç isim kendi rızasıyla başkanlığı bıraktı?

Yine yok denecek kadar az.

*******

BATIRAN, TERFİ EDİYOR!

İşin trajikomik tarafı şu: Kulübünü borç batağına sürükleyen başkan, bazen terfi bile edebiliyor.

Kimi, Futbol Federasyonu başkanlık koltuğuna oturuyor, kimi de Kulüpler Birliği Başkanı oluyor.

*****

KULÜP AĞALIĞI...

Şu hususu da belirtmek gerekiyor.

Ülkemizde “kulüp ağalığı” var.

Başkanlık koltuğuna oturan bir isim, o koltuğu kolay kolay kaptırmıyor.

Kaptırmamak adına pek çok atraksiyon yapabiliyor.

Mevzuat ve kişisel ilişkiler, bu duruma müsait.

Bazı delegeler muhalif mi oldu? Sudan sebeplerle ihraç ediliyor.

Buna karşın... Çantada keklik gibi görülen delegeler el üstünde tutuluyor.

Öyle ki! Bu delegelerin aidatları toplu halde yatırılıyor. Her türlü ikram yapılıyor. Maddi ve manevi anlamda kendilerine pek çok destek sağlanıyor.

Hemen her kulüpte benzer durumlar yaşanıyor.

****

LAFTA ÖZGÜR İRADE...

Basit bir örnek vereyim.

Anadolu’da çok önemli bir kulübümüzün kongresi yıllar boyu 25-30 delegeyle gerçekleşti.

Üstelik bu delegeler kimlerdi, biliyor musunuz? Mevcut başkanın, yakınları... Yani, eşi, çocuğu, akrabası başta olmak üzere belli isimler.

Bu kulüp başkanı her seçim sonrası “Yine özgür irade kazandı” şeklinde demeç verdi.

Söylememe gerek yok. Bu başkana muhalif olan yüzlerce isim, yıllar önce kulüp üyeliğinden ihraç edildi.

Öyle ki, bu ihraç edilenlerin bir bölümü o kulübün tarihine adını yazdıran isimlerdi.

****

KARA TABLO NASIL OLUŞTU?

Eğri oturalım, doğru konuşalım.

Kerameti kendinden menkul kulüp yönecilerinin bilgisizliği, yetersizliği ya da kötü niyeti sonucu bu kara tablo oluştu.

Bu kulüp yöneticilerine çanak tutan veya hesap sormayan kişiler de elbette hatalıdır.

•••••••

FÜTURSUZCA DAVRANDILAR...

Zamanında hesap sorulsaydı eğer, hangi kulüp başkanı, kulübünün parasını har vurup, harman savurabilirdi?

Zamanında hukuki girişimde bulunulsaydı, hangi başkan bu derece fütursuzca davranabilirdi?

Hangi başkan, sakat futbolcu için kulübün kasasından 20 milyon Euro’yu gözden çıkartabilirdi?

Hangi başkan, kulübünün parasını kendi şirketine aktarabilirdi?

••••

MENAJERLERLE AHBAP ÇAVUŞ İLİŞKİLERİ!

Hangi başkan, kör parmağım gözüne dercesine hep aynı menajerle iş yapardı?

Hangi başkan, 1 milyon Euro etmeyecek futbolcu için 10 milyon Euro’nun altına imza atardı?

****

PEŞKEŞ ÇEKENLER!

Hangi başkan, kulübün arazisini, yandaş isimlere peşkeş çekerdi?

Hangi başkan, kulübü fakirleşirken, kendisi zenginleşirdi?

*******

GÜÇ ZEHİRLENMESİ!

Hangi başkan, güç zehirlenmesi sonucu taraftarı hakir görürdü?

Hangi başkan, nasıl olsa yazıp çizen yok diye ipin ucunu koyverirdi?

*****

KAPALI KAPILAR ARDINDA

Hangi başkan, kapalı kapılar ardından çevresini ihya ederdi?

Hangi başkan, kulübünü bu derece bataklığa sürüklerdi?

——-

KİMLER KURTARACAK?

Sonunda ne oldu? Kulüplerimizin büyük bölümü battı.

Tefecilerin eline düşenler var.

Bankalar kredi vermiyor çünkü.

Çark dönmüyor artık.

***

İşte kurtarma operasyonu başladı.

Hem de devlet eliyle.

Ve de futbolumuzdaki belli kişilerin kontrolünde!

****

Bu operasyon ile ilgili olarak şimdilik şunu söyleyebiliriz:

Kulüpler kurtulur mu bilinmez ama...

Birileri mutlaka kurtulur!

ATİLLA TÜRKER