Tek Rakip Yönetim

Tartışmaların odağında lig biterken, hak etmedikleri noktalara gelenlerin yaptıkları pisliklerin deşifre olduğu ve ağızlarındaki galiz küfürlerin görmezden gelindiği bir sezonun sonunda Beşiktaş taraftarı ne kadar da sitem etse Şenol Güneş’e veda etti.

Dört yıl boyunca küfür ve kabadayılık değil adalet anlayışıyla hocalığını yaptı ve de yaşanmayanlar yaşandı. İyisiyle kötüsüyle görevini tamamlarken başkaları gibi nefret tohumlarını ekerek değil edebi ve duruşu ile vedasını yaptı.

Son maçında yine Güven’in oynadığı oyunu ve katkıyı gördüğünde ligin ilk yarısını çöpe attığını hatırlamış mıdır Şenol Güneş? Love, Pektemek ve Larin’e mahkum edilen koskoca bir ilk yarının adına “İNAT” diyoruz.

Şimdi kim iyi oynadı kim kötü oynadı lafları artık boş lakırdıdan öteye geçmeyecektir.

En önemli konu taraftar için hoca iken, yönetim için ise “diş geçirebileceği bir teknik adam”dır!

Sergen Yalçın’ı ne kadar taraftar istese de daha fazlasıyla Fikret Orman istememektedir. Sergen Yalçın, düşündüğünü söylemekten çekinmeyen ve işine kimseyi karıştırmayacak bir hoca olduğunu belli ederken, Fikret Orman’ın anlayışına taban tabana zıt bir karakter olduğu da aşikardır.

Gelinen nokta ise başarının sağlanmasından ziyade kulübü yönetenin kişisel duygularının kabul ettiği hocayı getirme anlayışının zarar vermesinin kaçınılmaz bir gerçek olduğudur.

Lucescu ismi medyaya servis edilip tepki alınınca Abdullah Avcı’yla anlaşılmaya çalışılması “Ölümü gösterip sıtmaya razı getirmekten” öte değildir.

Sergen, Avcı , Buruk gibi hoca adaylarının olması güzel ancak, hangisi gelirse gelsin en büyük rakiplerinin Fikret Orman ve yönetimi olduğunu unutmamalılardır.

Nedim Güngör