Reçete

''Biz her oynadığımız maçı kazanmak zorundayız. Her oynadığımız maça da, kazanmak için çıkacağız''dedi; Beşiktaşlı Sergen. Geçmişi konuşmak bana yakışmaz, ama oyuncuların kafasında yer eden kaybetme ve kaybetmeye alışma durumunu değiştirmemiz lazım diye devam etti. Sorunun mental olduğunun altını, ütünü, sağını, solunu epeyce kalın çizgilerle çizdi. 

Beşiktaş 2 haftadır kazanıyor. Geçen hafta ilk 45, bu hafta ikinci 45’te şahlanıyor. Bunun ortası bulunup, bu oyun 90 dakikanın 70 dakikasına yayıldığında, o keyif veren, seyir zevki yüksek, her zaman arayan, kovalayan Beşiktaş, tekrar sporseverlerin gözlerine, Beşiktaş taraftarının gönüllerine hitap eder. Özellikle Rize deplasmanında takımın ciddi derecede kondisyon eksikliği göze çarpmıştı. İşte burada Sergen hocanın takımlarının neden koşarak ve tempolu oynadığın yanıtı olan Stefano’ya büyük görev düşüyor. Sezon başı kampı olmadan bu haftalarda takıma kondisyon yüklemek zor olsa da, Stefano yakın gelecekte bu takımı mermi gibi yapacaktır. Sergen hoca geldiğinde, herkes şu konuda hemfikirdik. Bu adamı kandırmak zor. “Yalandan adale sakatlıkları, karnım ağrıyor, başım ağrıyor bahaneleri” Sergen Yalçın gibi bir teknik adama işlemez demiştik. Tıpkı buna benzer bir durumu dün saha içinde yaşadık. Sezon başından bu yana, geçen seneyi mumla aratan Adem Ljajic, yeni hocası ve taraftarının önünde yine kendisinden bekleneni veremedi. Topa uzak, oyuna konsantre olmamış ve en düşündürücü taraf ise, oyundan kaçarak oynadı koskoca 45 dakika. Hani deriz ya, “Yer mi Anadolu çocuğu”… Yemedi! Türk pasaportlu yaşayan en klas 10 numara, bu oyun tarzını kenardan gayet güzel tahlil etti. Her hoca, skorun 0-0 olduğu, taraftarın aşırı motive olup, sahayı ısırırcasına takımdan gol beklediği bir maçta, elinde bulunan tek yaratıcı oyuncuyu çıkartmaya tereddüt ederdi. 2 değil, 3 kere düşünürdü. Ancak Sergen hoca 45. dakikada toptan uzak oynayan Adem’i kenara alıp, daha 4-5 gün önce tesislere ayak basan Boateng’i 10 numara pozisyonuna monte etti. Bu hamlesi ile kendisinden önceki 2 hocanın da ezberlettiği alışkanlıklar bozdu. Şenol hocanın yeni gelen oyuncu hemen oynatılmaz mantığını, Abdullah Avcı’nın ise 75.dakikadan önce değişiklik yapmama durumu, Sergen hocanın bu hamlesi ile son buldu. Adem’in reçetesi belli. Her gün yemeklerden sonra 1’er doz yarım saat Sergen Yalçın videosu izlemeli. Belki bu sayede kendisinden beklenenin farkına varır, takımın önemini daha çabuk kavrar. Eğer dün Adem yerine sahada hocası olsaydı, en az 3 net gol pası vermişti! Sergen Yalçın dün futbol seferlere bir hoca oyunun kaderini nasıl değiştirir onun da dersini verdi. Adem’in yerine aldığı Boateng, sonradan dahil olan Lens, golü sayılmayan Umut. Nereye, kime dokunduysa maça direkt etki etti Sergen Yalçın.


Bir de madalyonun diğer yüzü var tabi… Beşiktaş 2 haftadır kazanıyor. Oyunun belli bölümlerinde keyif veren bir oyun sergiliyor. Ama önünde belki ligin en zor periyodu var. Deplasmanda Başakşehir, içeride Trabzonspor ve yine deplasmanda Alanyaspor. Bu 3 maçta 9 puan da alınabilir, 1 puan ile de bu seri sonlanabilir. Ama şunu unutmamak gerek. Bu takım Sergen Yalçın tarafından kurulmadı. Sergen Yalçın’ın asıl değerlendirmesi 19/20 değil, 20/21 sezonudur. Bu sebeple sezona bakış açısı şu olmalı, kazanırsa alkışlar, kaybederse sahip çıkılmalıdır. Peki ya Göztepe maçı tekrar edilir, bu 3 maçtan da 9 puan çıkarsa ne olur? Sergen atar, şampiyonluk gelir.


ŞAFAK MALATYA