Beşiktaş'ın rakibi 11 Kişi değil ki!

Gazeteci Burhan Akdağ'dan çarpıcı köşe yazısı:

BEŞİKTAŞ’IN RAKİBİ 11 KİŞİ DEĞİL Kİ!

Beşiktaş bu sezona başka bir havayla başladı.

Sahada mücadele var, istek var, inanç var. Taraftarda uzun zamandır özlediğim o heyecan yeniden var.

Dün Erzurumspor karşısında da bunu gördük.

Skor 3-0…

Ama maç bitti, biz yine futbolu değil hakemi konuşuyoruz.

İnsanın aklına ister istemez rahmetli Vedat Okyar’ın yıllar önce söylediği o meşhur söz geliyor:

“Beşiktaş hem rakibi yenecek hem hakemi…”

Vedat Abi, sen ne ileri görüşlü adammışsın!

Yalnız küçük bir eksik bırakmışsın.

Çünkü artık sadece rakibi ve hakemi yenmek yetmiyor.

Yeni sezon tarifesi şöyle:

Önce rakibini yeneceksin.

Sonra sahadaki hakem dörtlüsünü yeneceksin.

Onları geçtin mi, sevinme!

Yukarıda VAR odası var.

VAR’ı da geçtin diyelim…

Karşına Merkez Hakem Kurulu çıkıyor.

Onu da aştın mı?

Daha final bölümü var:

FEDERASYON!

Yani Beşiktaş artık futbol maçı oynamıyor; adeta bilgisayar oyununun bütün bölümlerini tek canla bitirmeye çalışıyor!

Rakip takım…

Hakem…

VAR…

MHK…

Federasyon…

Birader, 11’e 11 diye çıktık sahaya, karşı tarafın kadrosu niye bu kadar kalabalık?

Bir de cezalar meselesi var.

Bizim futbolcu el hareketi yapıyor, ceza geliyor.

Benzer hareketi başka takımın futbolcusu yaptığında aynı hassasiyeti görebiliyor muyuz?

Madem kural var, herkese var.

Madem ceza var, herkese var.

Madem adalet diyorsunuz, formanın rengine bakmayacaksınız.

Adaletin takımı olmaz.

Bu sezon Beşiktaş’ın işi gerçekten zor.

Avrupa’da rakipleriyle savaşacak.

Türkiye’de sahadaki rakibiyle savaşacak.

Hakem kararlarıyla uğraşacak.

VAR’a bakacak.

MHK’yi düşünecek.

Federasyonun kararlarını takip edecek.

Futbolcu musun, hukuk müşaviri misin, VAR uzmanı mısın, federasyon takipçisi misin belli değil!

Ama unuttukları bir şey var:

BU BEŞİKTAŞ!

Bu kulüp sadece 11 futbolcudan ibaret değil.

Arkasında milyonlar var.

Tribünü var.

Tarihi var.

Kongre üyeleri var.

Divan Kurulu var.

Ve hepsinden önemlisi, haksızlığa boyun eğmemeyi karakterinin bir parçası haline getirmiş bir camia var.

Ben de yıllardır bu camianın içindeyim.

Beşiktaş yenildiğinde günlerce moralim bozulur. Kazandığında dünyalar benim olur.

Ama bugün mesele üç puan değil.

Mesele adalet.

Buradan Başkan Serdal Adalı’ya da sesleniyorum:

Başkanım, dik durun.

Beşiktaş’ın hakkını masada da sahada savunun.

Ve eğer bu sezon aynı uygulamalar, aynı çifte standartlar, aynı tartışmalı kararlar devam edecekse, 4 Ekim’deki genel kurulda gerekirse bunu da kongre üyelerinin önüne koyun:

“BU ŞARTLARDA BU LİGDE DEVAM EDELİM Mİ?”

Sorun.

Tartışın.

Gerekirse en radikal seçeneği bile konuşun.

Çünkü bazen mesele şampiyon olmak değildir.

Bazen mesele kupayı kaldırmaktan çok daha büyüktür.

Bazen birilerinin çıkıp masaya yumruğunu vurması ve:

“BU OYUN BÖYLE OYNANMAZ!”

demesi gerekir.

Gerekirse bedeli ağır olsun.

Gerekirse bir sezon kaybedilsin.

Ama Beşiktaş’ın onuru kaybedilmesin.

Çünkü Beşiktaş yalnızca bir futbol kulübü değildir.

Beşiktaş halkın takımıdır.

Ve halkın takımını küçümseyenlerin unutmaması gereken eski bir gerçek vardır:

Beşiktaş’ı yenebilirsiniz.

Puanını alabilirsiniz.

Golünü iptal edebilirsiniz.

Ceza verebilirsiniz.

VAR’da bekletebilirsiniz.

Ama Beşiktaş’ın başını eğdiremezsiniz.

O yüzden Vedat Abi’nin sözünü 2026 modeline çevirelim:

BEŞİKTAŞ RAKİBİ YENECEK…

HAKEMİ YENECEK…

VAR’I YENECEK…

MHK’Yİ YENECEK…

FEDERASYONU YENECEK…

Eee, geriye kim kaldı?

Onu da söyleyin

Biz hâlâ Beşiktaş’ın rakibini 11 kişi sanıyoruz!


BURHAN AKDAĞ

EN ÇOK İZLENEN VİDEOLAR
youtube kanalımıza abone olun





Kişisel verileriniz Şirketimiz tarafından farklı kanallar veya ilgili mevzuat kapsamında kamu veri tabanları üzerinden ve farklı hukuki sebeplere dayanarak; sunduğumuz ürün ile hizmetleri sağlamak, geliştirmek ve ticari faaliyetlerimizi yürütmek amacıyla toplanmaktadır.

KABUL EDİYORUM ÇEREZ POLİTİKASI