Bir camianın sabrı taştığında ortaya çıkan şey sadece öfke değildir… Hayal kırıklığıdır. Kırılmış aidiyettir. “Artık yeter” duygusudur. Bugün Beşiktaş tribünlerinde gördüğümüz tablo tam olarak budur.
Çünkü Beşiktaş taraftarı son 5 yılda yalnızca başarısızlık izlemedi… Kimlik kaybı izledi.
Ve bu hikâyenin merkezinde ister istemez Sergen Yalçın da var.
Bakın…2021’de gelen şampiyonluk elbette tarihe geçti. Kimse bunu inkâr etmiyor. Zor şartlarda alınmış önemli bir başarıydı. Ancak futbolda kredi sonsuz değildir. Hele Beşiktaş gibi büyük camialarda hiç değildir.
Asıl kırılma 2022’de başladı.
Şampiyonlar Ligi’nde sıfır puan…Süper Lig’de dağılmış bir takım…Özgüvenini kaybetmiş oyuncular…Her hafta başka kriz…
O dönemden sonra Beşiktaş’ta istikrar kelimesi adeta yok oldu. Teknik direktörler değişti, yönetimler değişti, kadrolar değişti ama kaos değişmedi.
Ve taraftarın bugün en büyük eleştirisi şu:“Sergen hoca kendini geliştirmedi.”
Modern futbol artık 2010 futbolu değil. Veri analizi başka noktada, atletizm başka noktada, oyun temposu başka noktada… Dünya değişirken sen aynı yerde kalırsan geriye düşersin.
Taraftarın kızdığı nokta tam olarak burada.
Çünkü kamuoyunda yıllardır konuşulan bazı yorumları hâlâ unutulmadı:“Haaland iyi futbolcu değil.”“Kenan Yıldız büyük oyuncu olmaz.”“Quaresma bende yok.”
Futbol kamuoyu bunları sadece yorum olarak görmedi. Bir futbol aklı göstergesi olarak değerlendirdi. Ve doğal olarak sorguladı:“Acaba Sergen Yalçın futbolun değişen dinamiklerinden koptu mu?”
Bugün Avrupa’ya bakıyorsunuz…Genç teknik adamlar kendini sürekli geliştiriyor.Analitik ekiplerle çalışıyor.Yeni sistemler deniyor.Futbol artık yalnızca eski futbolcu karizmasıyla yönetilmiyor.
Bakın, Arda Turan daha çok genç bir teknik adam olmasına rağmen Avrupa’da ses getiren işler yaptı. Futbolun içine gömüldü. Kendini geliştirmeye çalıştı. Modern oyunu okumaya uğraştı.
Beşiktaş taraftarı da şimdi aynı şeyi soruyor:“Sergen hoca son yıllarda futbolun ne kadar içinde kaldı?”
Çünkü yorumculuk masasından teknik direktörlüğe dönmek başka…Kendini her gün yenilemek başka…
Ve işin en sert tarafı şu:Beşiktaş taraftarı artık bahane değil gelişim görmek istiyor.
Her mağlubiyet sonrası “normalleştiren” açıklamalar…Her puan kaybı sonrası benzer cümleler…Taraftarın psikolojisini daha da gerdi.
Çünkü Beşiktaş tribünü mücadele kaybedebilir ama ruhsuzluğu affetmez.
Şimdi kritik günler yaklaşıyor.Sergen Yalçın kalır mı gider mi bilinmez…Ama gerçek şu:Bugünkü tepkinin nedeni yalnızca bir sezon değil.Beş yıllık birikmiş öfke.
Ve futbolda değişmeyen tek gerçek vardır:Gelişmeyen herkes bir gün geride kalır.
MURAT TOPÇU
EN ÇOK İZLENEN VİDEOLAR youtube kanalımıza abone olun
Kişisel verileriniz Şirketimiz tarafından farklı kanallar veya ilgili mevzuat kapsamında kamu veri tabanları üzerinden ve farklı hukuki sebeplere dayanarak; sunduğumuz ürün ile hizmetleri sağlamak, geliştirmek ve ticari faaliyetlerimizi yürütmek amacıyla toplanmaktadır.