Keşke gitmeseydi

''Cuma akşamı Vodafone Pak'ta duygu yüklü anlar yaşandı. Şenol Hoca veda ederken, hepimiz ister istemez hüzünlendik. Keşke plaketini de Başkan Fikret Orman verseydi...'' Sinan Vardar'ın Fotomaç Gazetesi'ndeki köşe yazısı

Keşke gitmeseydi

Cuma akşamı Vodafone Pak'ta duygu yüklü anlar yaşandı. Şenol Hoca veda ederken, hepimiz ister istemez hüzünlendik. Keşke plaketini de Başkan Fikret Orman verseydi... Şöyle bir başa dönelim. Şenol Güneş'i, Vardar Ailesi olarak 30 yıldır tanırız. Kendisi; dürüst, ilkeli ve eğitimcidir. Birçok futbolcuyu çöküş günlerinden alıp zirvelere taşıyan bir yapısı vardır. Mete Vardar ve Ahmet Nur Çebi, Beşiktaş teknik direktörü arayışındayken fikir birliğine varıp; Şenol hocayla ilk görüşmeyi yapmışlardı. Konu yönetim kuruluna oylamaya gelince büyük bir çoğunluk; Mustafa Denizli'yi, Fikret Orman ve Ahmet Ürkmezgil; Abdullah Avcı, Mete Vardar da Şenol Güneş'i telaffuz etmişti. Mete iyi bir ekonomist ve futbol adamı da olduğu için haklı sebeplerini bir bir anlatarak başta Ahmet Nur Çebi ve başkanın onayını aldı. Ve Şenol Güneş de Beşiktaş'a teknik direktör olarak seçildi. Zaten Şenol da teknik direktör olduğu gün ilk basın toplantısında, "Beşiktaş camiasında Vardar Ailesi'ni çok iyi tanırım" demişti.


Hepinizin bildiği gibi üst üstte iki şampiyonluk, Devler Ligi'ndeki başarıları arka arkaya geldi. Sonra çeşitli ayak oyunlarıyla Ahmet Nur Çebi'nin futbol, Mete Vardar'ın da futbol şube sorumluluğuna son verildi. Fikret Orman "Futbolu kendime bağlıyorum" dedi. Bu olayın ardından Ahmet Nur Çebi yönetime devam ederken, Mete Vardar yönetime veda etti. Bu olayın ardından Beşiktaş Kulübü'nde Umut Güner, Şafak Mahmutyazıcıoğlu ve kıyıdan köşeden de Metin Albayrak futbolun başına geçti ve ardı ardına hatalar geldi. Maliyeti yüksek ve manipülasyonlara açık transferler yapılmaya başlandı ve bunların hiç birine Şenol Hoca'ya sorulmadı. Hatta iki yıl önce Şenol Güneş kampta, "Bana lütfen Burak Yılmaz'ı transfer edin, bu forvetleri istemiyorum" dedi. Bu sezon başı da aynı isteğini iletti ama Burak devre arası alındı. Hoca yine haklı çıkmıştı. Her şey bir yana; yönetim hocaya sormadan Guti ve İlhan Mansız'ı Şenol Hoca'nın yanına getirdi. Güneş'in sağ kolu Mehmet Kulaksıoğlu'nun işine son verildi. Daha sonra TFF, Şenol Güneş'e çok ciddi bir teklif yapılmasına rağmen Şenol Hoca kabul etmedi. Yine Fikret Orman ve yanındaki arkadaşları Şenol Hoca'ya kalması için "Teklif yaptık" dediler. Cuma akşamı Şenol Hoca maç sonrası açıklamalarıyla bu konuya son noktayı koymuştu. Kesinlikle böyle bir teklif yapılmamıştı. Hatta Güneş'in dün yaptığı açıklamada öğrendiğimiz gibi; Milli Takım'a gitmesi için Beşiktaş başkanı teklifte bulunmuş.


Yine Şenol Hoca cuma günkü açıklamasında, "Kalbimi bırakıp gidiyorum, içeriden ve dışarıdan ayrılmamı isteyenler başarılı oldu" dedi. Çok değerli Şenol Güneş'le ömrümüz yettiği kadar diyaloğumuz sürecek. Dürüsttür, dileğim o ki Allah da yardım eder ve Milli Takımımız Avrupa Şampiyonu olur. Sinan ağabeyinizin yazdıkları hep doğrudur. Bakıyorum dün akşamdan bu yana; sosyal medyada başkan ve yandaşlarının trolleri "Yok Necip'i oynattı, yok şunu yaptı" diyerek inanılmaz algı oyunlarının peşindeler. O çocuklara değil, onların başındakilere bir kere daha teessüf ederim. Beşiktaşımıza önümüzdeki sezon başarılar dilerken, korkunç bir borç yükünde olan siyah-beyazlı kulübü yönetenlere sesleniyorum: Cncelikle borçlarını tasfiye etmeye çalışın. Yoksa korkunç bir akibet Beşiktaş'ımızı bekliyor.

SİNAN VARDAR