Tatava ve Kagawa...

Türk spor medyasının duayen kalemlerinden Atilla Gökçe'nin Milliyet Gazetesi'ndeki köşe yazısı


Giriş kapısı kapalı. Ama çıkış kapısı hala açık. O nedenle Beşiktaş’ın  “sınırsız gönderme” operasyonunda  Adriano’nun da Quaresma’nın da kayıtları kapanmış değil. Gelenlere bakarsanız… En heyecan verici olanı Shinji Kagawa. Bizim Nuri Şahin’in Dortmund’dan “tertibi”… Bir de Burak Yılmaz’ın  uzun yolculuktan geri dönüşü… Arada Mirin de var ama heyecan yok.

Böyle bir gel-git ortamında Beşiktaş’ın hedef duygusundan söz etmek o kadar kolay değil. Birincisi takım dağılmış durumda. İkincisi takımı yenilemek de aceleye gelmez.

Antalya’daki maçın belirleyici yanlarından biri de ev sahibi takımın dört maçta sadece iki beraberlik alması, iki kez yenilmesi. Beşiktaş’ın da beş maçta tek galibiyetle sınırlı kötü bir grafiği var.  
Böyle bir durumda maçtan bekledikleriniz fazla olamaz. Ama futbol garip bir oyun… Kısır bir skor beklerken,  sadece ilk yarıda 3 gol izledik. Üç Beşiktaş golü. Üçü de ayrı öykülerle anlatılacak goller.
O goller nasıl atıldı? Öncelikle Beşiktaş yüksek tempoyla başladı maça. Kenar adamları Gökhan-Lens, Adriano, Caner çok etkiliydiler. Genç Güven, Şenol Hoca’nın güvenini karşılıksız bırakmadı. Adem Ljajic de parlak bir performans ortaya koydu. Hem skoru “başrolde” etkiledi, hem de yaratıcı kimliğiyle öne çıktı. Beşiktaş olanca enerjisi ile yüklenirken, Antalyasporkendi yarı alanından çıkamadı. Ceza alanında gömülüp kaldı. Panik halinde kornere attıkları toplardan yararlanabilseydi Beşiktaş gol sayısını daha da arttırabilirdi. Kaleci Boffin’in Gökhan Gönül’ü ceza alanında düşürmesi, çıplak göz için de penaltı idi. Ne var ki, Bülent Yıldırım kararını VAR ile verdi. Ljajic’in kullandığı atışta Yıldırım, sahalarımızda sıkça tekrarlanan ama pek de umursanmayan kural ihlalini dikkate alarak, vuruşu tekrarlattı. Ljajic bu defa Boffin’i rahat avladı. Az sonra (39) Beşiktaş gerçekten adına da, şanına da yakışır bir organizasyon golü attı. Lens-Ljajic-Adriano ve Dorukhan… çok çabuk paslar, dripling, görüş, asist ve vuruş…Alkışı hak eden bir gösteri bu. Sonra, Ljajic’in frikik ustalığı… Çok güzel vuruşla Boffin’i sıkıntıya soktu. Belçikalı, topunu önüne düşürdü, orada da ihtiyar (!) Atiba bekleneni yaptı. 

İkinci yarıda, Antalyaspor canlanır gibi oldu. Doukara, başlattığı pozisyonu takip ederek, daha uzaktan vurdu. Karius da seyretti! Antalyaspor bu golü tamamlayacak hamleleri yapamadı. Derken, kontralarda Beşiktaş’ın uzun süredir gizli kalmış hasletleri ortaya çıktı. Önce Güven’in sert topunu kendi kalesine gönderen Salih… Ardından Shinji Kagawa’nın oyuna girer girmez peş peşe attığı inanılmaz iki gol… Sonra 89’da Chico’nun isyan golü: 6-2.

Bu oyunu izledikten sonra akademik analizler yapmanın, istatistiklere göz atmanın hiçbir anlamı yok.

Tatavayı bırak, Kagawa’ya bak!

Atille Gökçe